------- Op. Dr. Hakkı İzmirli -------



     



Estetik cerrahi tıbbın, bilimle sanatı harmanlayan bir dalıdır. Bu nedenle ben estetik cerrahiyi sadece bir tıbbi bilim olarak değil, aynı zamanda sonuçta uyum arayışı rehberliğinde olan  sanatsal bir bilim olarak görmekteyim. Güzellik, mutlak bir standardı olan kurallar topluluğundan ziyade, kişinin ahenk ve mutluluğunu kapsayan daha geniş bir olgudur. Güzellik sadece bir ideal midir ya da daha doğrusu günlük yaşamda değişik şekillerde  karşılaştığımız temel bir insan ihtiyacını somutlaştırmak mıdır?           

     Plastik cerrahinin son yıllardaki gelişimi ile birlikte hastaların faydalanabileceği bilgi miktarı da büyük oranda artmıştır. Bizim plastik cerrah olarak belki de hastalarımıza iletmemiz gereken en önemli gerçek, cerrahi prosedürlerin sınırları ile ilgili olmalıdır.           

     Plastik cerrah kimi zaman, beden ve ruh olarak gerçekçi beklentilerle gelip aynı zamanda da idealizasyonları olan, hem bilinçli hem de bilinçsiz bireylerle uğraşan “canlı doku heykeltraşı” olarak görülmektedir. Bu açıdan, estetik beklentileri değerlendirirken cerrahın sınırlamalarının doğru anlaşılması oldukça önemlidir.          

     Hastanın gerçekçi bir beklentiye sahip olması için,  öncelikle plastik cerrahın ressam ya da heykeltıraştan farklı olarak  “anatomi ve oran” yasalarına uymak zorunda olduğunu anlıyor olması gerekir. Ahenk ve denge cerrahı güzel sonuçlara kavuşturacak araçlardır.